26 Aralık 2015 Cumartesi

Kalıcı kilo vermek için yaşam tarzımızı nasıl değiştirmeliyiz?

    Öncelikle hepimizin hayali olan hızlı kilo vermeyi unutalım lütfen. Ve bununla ilgili bütün ürünlerin de sağlıksız olduğunu kabul edelim, çünkü hızlı  kilo vermek hiç kilo vermemekten daha kötü bir durum, sonrasında yaşayacağınız pişmanlık alacağınız fazla kilolar lütfen bunları düşünün. İyi bir diyetle ve sporla çok hızlı sonuç alınabilir evet ama bunların da devamlılığı olmadığında size tekrar kilo olarak döner yani çok sağlıklı bir diyet yaparsınız ama eski alışkanlıklarınıza tekrar dönersiniz ve daha çok mutsuz olursunuz.
    Benim önerim öncelikle katkı maddeli, aromalı,glikoz şurubu içeren paketli gıdalardan olabildiğince uzak durmak. Çünkü bu gıdalar insanları beslemek için değil insanlarda haz uyandırarak daha çok yemelerini sağlamak için üretilmiş gıdalar. Aç olmasak da yiyebileceğimiz şeyler üretiyorlar. Çünkü lezzetli ve üstelik tokluk hissi vermiyor. Bize çok lezzetli gelse de bu ürünlere market raflarından başlayarak negatif bir algı oluşturmak zorundayız çünkü geleceğimiz çocuklarımız risk altında, tip 2 diyabet, obezite, kanser, hatta psikolojik hastalıklara yol açabilen katkı maddeleri ve aromalar var. Elbette az tüketildiğinde vücut bunlarla başa çıkabilir ve temizleyebilir fakat bu ürünler her gün her öğünde karşımıza çıkıyor ve gün içinde aldığımız bu gereksiz, besleyici özelliği olmayan şeyler nereye gidiyor? Vücut kullanamadığı ve temizleyemediği bu tuhaf maddeleri kilo olarak depoluyor, yağ hücrelerinin arasında böylece kan dolaşımına karışıp vücudun diğer organlarını tahrip etmesin diye. Çünkü hücreler bu molekülleri tanımıyor sindiremiyor, hastalıklara yol açıyorlar. Vücudumuz organların zarar görmesini engellemek için yağ depolamaya başlıyor yani sizin kilolu diye düşündüğünüz insanların çoğu; çok yemiyorlar, hayatlarının belli bir döneminde sağlıksız beslenmeye başlamışlar ve o alışkanlıklardan kurtulamıyorlar.
    Bu alışkanlıklardan kurtulmanın en güzel yolu bence oruç, çünkü uzun süren açlıklarda vücudunuza sağlıklı besinlerin de lezzetli olduğunu gösterebilirsiniz. Sürekli çilekli bisküvi yerken gerçek çileğin tadı pek de hoşunuza gitmeyebilir ama aç kaldığınızda gerçek tatları algılamaya başlarsınız ve bu bir nevi resetleme olur insan vücudu ve beyni için. Gıdaları yeniden kodlamaya başlarız aslında, neyin gerekli ve lezzetli neyin lezzetsiz ve yapay sağlıksız olduğunu anlamaya başlarız. Orucun bu konuda çok faydalı olduğunu kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim; daha sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandım ve hazır yiyeceklere dayanamayan biri olarak şuanda bana çok lezzetsiz ve aşırı şekerli, yağlı geliyorlar. Ama hala çikolata severim, onunda glikoz şurubu içermeyen Torku marka olmasına dikkat ediyorum. Mesela meyveli yoğurt seviyorum kendim de yapabilirim ama illa alınacaksa Sütaş'ın glikoz şurubu, şeker içermeyen yoğurtlarını tercih ediyorum.
    Siz de yediğiniz seçtiğiniz markalara dikkat ederek ve oruçla sağlıklı besinlere geçiş yaparak zaman içinde zayıflayabilirsiniz. Sindirim sorunlarıyla alakalı kilo verme probleminiz oluyorsa, kabızlık için önerilen ve tokluk hissi verdiği için gıda takviyesi olarak kullanılan, esas kullanım amacı detoks ve bağışıklığı güçlendirmek olan LR aloeveralı ballı jel içeceği tavsiye edebilirim. Toksinlerden arınmak isteyen çok sık hasta olup ilaç kullanmak istemeyenlere de tavsiyemdir. Soru ve görüşlerinizi bekliyorum, facebook sayfama buradan ulaşabilirsiniz sağlıklı günler.
    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder